Bir Varmış Bir Yokmuş…

Evet sevgili okur devam edelim mi sohbetimize kaldığımız yerden. Umarım daha sıkılmamışsındır benden çünkü o kadar çok anlatacağım şey var ki sana.

Ben aslında bir kağıt kalem kadınıyım, sürekli yanında küçük defterler taşıyan ve ufak notlar alan. Kağıdın kokusunu bile severim. Hele o rengarenk kalemler beni baştan çıkarır alırım sürekli alırım ve ne yazık ki oğluma kaptırırım çoğunu. Sonra içimdeki küçük kızla oğlumu tartışırken görürüm o rengarenk kalemlerden biri için. Tabii serde annelik var hep oğlum kazanır. Ama benim içimdeki küçük kızı küçümseme, o her istediğini yaptırmıştır bana, gider yeni kalemler alırım.

Neyse konumuzdan çok uzaklaşmayalım yine böyle yazma sevdalarım tuttuğunda tabi o zaman blog fikri sadece fikirde var, henüz bir girişimde bulunulmamış; kendime aldığım defterlerden birini aldım, ilk sayfayı açtım ve yazmaya başlayacağım. Aaaa bir de ne göreyim biri bir hikayeye başlamış bile…

‘’Küçük Yunus’’

‘’Küçük bir yunus yaşarmış…’’

Herhalde oğlumun ilk okuma yazmaya başladığı yıllardan kalmış. Defterimi ele geçirmiş ve kötü emellerine alet etmiş. Ama o kadar içten başlamış ki vallahi gözlerim doldu. (Böylede sulu gözlü bir kadınım ya sevgili okur) Anlaşılan üşengeçliğine yenilmiş ve devamını getirememiş, defteri bir kenara bırakmış.

Ben aslında bu konularda takıntılı bir kadındım. Kullanılmış olan o sayfaya devam edemez, yeni temiz bir sayfadan başlamak isterdim. Herşey mükemmel olacak ya. Yeni bir sayfa, yeni bir kalem ve yeni bir yazı, pür-u pak olacak. (Aman da yesinler sanki mükemmel diye bir şey var.) Ama tüm bunlar geçmişte kaldı. Artık hayatta hiçbir şeyin mükemmel olamayacağını bilebilecek bir yaştayım.

Hani derler ya 30 yaşını geçmiş bir kadından korkun diye. E bende 40’ıma merdiven dayadığıma göre benden daha çok korkun.

Valla benden söylemesi bakın buraya yazıyorum. Bu hayatta (başka hayatları bilemiyorum daha onları görmedim) mükemmel diye bir şey yok. Mükemmel sevgili, mükemmel eş, mükemmel iş, mükemmel ev, mükemmel aile ve siz başka ne mükemmel şeyler düşünürseniz. Hiçbirinin mükemmeli yok. Siz ya bunu şimdi kafanızın bir kenarına yazar, her şeyi kusurları ile kabul eder ve küçük kusurlarla yaşamayı öğrenirsiniz ya da hayat size o düşündüğünüz şeyin mükemmel olmadığını gösterdiğinde paramparça dağılırsınız. Valla benden uyarması, ben 38 yaşında da olsa bunu öğrendim. (Üstelik ben dağılarak öğrenenlerdenim beni sizin gibi uyaran da olmamıştı)

Artık her şeyi kusurları ile kabul ediyor ve seviyorum. En başta da kendimi olduğum gibi kabul ediyorum ve tabi seviyorum. Ama bu başka yazının konusu olacak.

Vallahi bu yazıya hikayemin başını (ya da sonunu mu demeliydim bilmiyorum) anlatmak amacı ile başladım. Ama kağıt kalemden bakın nerelere geldik. Umarım buraya kadar bir nefeste okudun çünkü ben bir nefeste yazdım. Neyse artık bir sonraki yazıya kadar kal sağlıcakla sevgili okur.

“Bir Varmış Bir Yokmuş…” için 7 yorum

  1. Çok doğru, hayat kusursuz değil ama yaşamayı önemsemek lazım, her anın hakkını vererek yaşamak lazım, ve akışa teslim olmanın sırrını yaşamak lazım, çünkü hayat sana, senin de yazdığın gibi parçalanma pahasına yaşamayı öğretir, yüreğine, kalemine sağlık❤️

    1. Ne güzel söylemişsiniz sonuna kadar katılıyorum yaşamı önemsemek lazım. Sevgiyle kalın.

  2. Küçük yunusun hikayesini merak ettim. Acaba sonra ne oldu? Yaşamaya devam etti mi? ettiyse ne şekilde etti? off bir sürü muamma. Hikaye dediğin böyle yarım bırakılr mı: ‘’Küçük bir yunus yaşarmış…’’
    Söyle o oğluna devamını bekliyoruz hikayenin 🙂

    1. Küçük yunusun hikayesini çok yakında ben kendi yorumumla dillendireceğim ama oğlanın hikayesi kadar etkili olur mu onu bilemiyorum.

  3. Benimde hayatın mükemmel olmadığını öğrenmem 38 yaşına denk geldi bu kadınlar için bir kilometre taşımı yoksa aynen sizin de söylediğiniz gibi dağılarak bir daha da toplanmadı artçı sarsıntılar la devam ediyor hayat bir daha ne zaman nasıl durulur hiç bir fikrim yok acaba dağılmadan bunu öğrenmeyi başaran var mı

    1. Galiba yok Esra hanım, içimizdeki cam kırıklarıyla yaşamayı öğreniyoruz. Her hata bir tecrübe. Böylece büyüyoruz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir