Başlamak Bitirmenin Yarısıdır

Evet, bugün hikâyemize devem edelim kaldığımız yerden.

Pek çoğunuzun başına gelmiştir eminim. Hani çalışırken birden durur ve keşke şurada olsaydım dersiniz. İşte o ”şurada” denilen yer ya bir deniz kenarıdır, ya bir dağ yolu ya da o çok görmek istediğiniz şehirdir. Ama sonra dağılır düşünceniz ve yeniden bırakırsınız kendinizi o günlük işlerin yoğunluğuna sonra da aklınızdan tamamen gider o istek, ta ki yeniden böyle bir ara verilene kadar.
Çalışırken pek çok arkadaşımın hayali ya emekli olunca bir sahil kasabasına yerleşmekti ya da arazi alıp toprakla uğraşmak. Zeytinlik alıp zeytincilik yapmayı düşleyenlerle bağcılık yapmak için üzüm bağı almak isteyenler vardı hep çevremde. Peki, acaba ne kadarı bu dileğini gerçekleştirebilecek? İnşallah ömrüm vefa ederse buradan beraber konuşuruz ne kadarının bu hedefine ulaşabildiğini. Ama ne yazık ki hedeflere sadece istenerek ulaşılmıyor.

Hedeflere ulaşabilmek için uğruna ter akıtmak, emek harcamak gerekiyor. O yüzden bugün çoğu insan kariyerindeki hedeflere kolaylıkla ulaşabilirken gerçekten kalpten istediği dileklerine ulaşmayı sürekli erteliyor. (Tek hedefin kariyer yapmaksa zaten buradan sonrasını hiç okuma bence sevgili okur, çünkü zaten sen hedefini başarmışsındır eminim ya da başarma yolunda hızla ilerliyorsundur)
Burada gene hadi ya sende kariyer olmadan o dediklerini nasıl yapacağız dediğinizi duyar gibi oluyorum. Ben de zaten hiçbir zaman kariyerden vazgeçin demedim ki; evet, ben kariyerimden vazgeçtim ama artık mutlu olmadığımı anladığım için vazgeçtim. Eğer mutlu olsaydım, hedefimin gerçekten sadece kariyer yapmak olduğunu düşünseydim ben de vazgeçmek istemezdim tabii ki kariyerimden.

İşten ayrıldıktan sonra daha çok anladım ki benim tek hedefim kariyer yapmak değil. Ben daha farklı şeyler istiyorum hayattan. Mutlu olmak istiyorum mesela yaptığım işten. Oysa bana hep ‘’çalışmak güzel bir şey olsaydı uğruna para verilmezdi’’ dendi, alışmalıydım yani mutsuzluğa. Artık biliyorum ki öyle değil sevgili okur, çalışırken de mutlu olabilirsin.

38 yaşında yıllarca eğitimini gördüğü bir alanda değil de farklı bir alanda başarılı olmuş, takdir görmüş, başkalarına örnek gösterilmiş biri olarak bugün söyleyebilirim ki; bir insanın istediği zaman yapamayacağı bir şey yoktur.

Daha dün Van’daki Sardurihinili Kalesi’nin 40 yıllık bekçisi ortaokul mezunu Mehmet Kuşman’ın Urartu çivi dilini okuyabilen ve yazabilen dünyadaki sayılı insanlardan biri olduğu haberini okumadık mı? Ben şahsen kendi adıma hayran oldum ona, ne güzel kendine bir hedef belirlemiş ve onu başarmış. Uğruna yaptıkları mı; uğruna emek vermiş, ter akıtmış ve çok ama çok çalışmış.

İşte sevgili okur biz de böyle olmalıyız, hedeflerimiz için bugünden bir şeyler yapmaya, adım atmaya başlamalıyız. Dilerim Tanrı da bizlere o hedeflere ulaşacak kadar yaşama süresi verir.
Hadi bakalım ben kendi hedefim için çalışmaya gidiyorum, sen de bugün kendi hedefin için minik de olsa bir adım at.

Unutma, başlamak bitirmenin yarısıdır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir