Mutluluğun Sırrı

Bugünkü konumuza geçmeden önce bugün bana mesaj atan ve duygularını paylaşan sevgili okurlarıma çok teşekkür ediyorum. Sayenizde mutlu bir gün geçirdim. Yazı yazan biri için yazdıklarının okunmasından daha güzel bir şey yoktur. Hele okuyanlar yazılarda kendilerinden bir şey buluyorlarsa o bambaşka bir mutluluktur. Bu blog, paylaşmak amacıyla kuruldu, yeri geldiğinde kederleri yeri geldiğinde sevinçleri paylaşmak için. Lütfen fikirlerinizi paylaşmaktan çekinmeyin, birbirimizin fikirlerine katılmasak bile paylaşabilmek ve dinleyebilmek bizim insan olarak en güzel özelliğimiz olmalı.

Bugün mutlulukla ilgili çok uzun soluklu bir araştırmanın sonuçları hakkında da konuşmak istiyorum sizinle.

Bu araştırmanın orijnal adı, “The Grant Study”, araştırmaya ait pek çok dökümana ve ses kaydına ulaşmak mümkün.

1938 yılında zihinsel ve fiziksel olarak gayet sağlıklı 268 adet Harvard Üniversitesi öğrencisi ile başlamış bir deney bu. Ardından 1940-1945 yılları arasında deney grubuna 456 kişi daha dâhil edilmiştir. Bu gruba dâhil olanlar ne yazık ki diğerleri kadar şanslı değildirler. Boston’un gelir seviyesi düşük mahallerinden seçilmiş yoksul kişilerden oluşan bir örneklem grubudur bu ikinci grup.

Toplam 456 erkek deney üzerinde 75 yıl boyunca yapılan araştırmalar hep tek bir soruya yanıt vermek içindir;
Mutluluk Nedir?

75 yıl süren deneyin sonuçları açıklandığında görülmüştür ki mutluluk ne parada ne mevkidedir, mutluluk insanların kurmuş oldukları iyi ilişkilerdedir.

İnsanlara mutlu hissettiren aslında yine diğer insanlardır. Onlarla kurdukları diyaloglardır, iyi ilişkilerdir.

Mutluluk arandıkça kaçan, kaçtıkça kovalanan bir şeydir.

Mutluluk bizde başlayan ama herkese dokunan bir şeydir.

Mutlu edebilmek için mutlu olmak gerekir.

Mutlu olmak için de önce kendini sevmek gerekir.

O zaman mutlu olalım dediğinizi duyar gibi oluyorum. Kendini tanımadan nasıl mutlu olacağını bilemez ki insan. Önce kendinizi bir dinleyin ne istiyorsunuz.

Gerçekten ne istiyorsunuz? Eminim içinizde çığlık çığlığa bağıran bir ses var, ama siz kapatmışsınız kulaklarınızı, duymuyorsunuz onu.

Nerden mi biliyorum? Ben de sizin gibiydim de ondan biliyorum. Nelerden mutlu olduğumu yeniden keşfetmek, kendi içimde kendime yolculuk etmek zaman aldı evet, ama artık biliyorum nelerden hoşlandığımı.

Nelerden hoşlandığınızı bilmek önemli bir şeydir. Nelerden hoşlanmadığınızı da bulmanızı kolaylaştırır.

Yazmaktan hoşlanıyormuşum ben de. Yazmaktan ve araştırmaktan hoşlanıyormuşum. Bunu bilsem bunca yıl bekler miydim sizce. İnanın beklemezdim. Ama bilmiyordum. Yeni öğrendim.
Sizin de bilmediğiniz neler var kendiniz hakkında. Kendinize bir yolculuk yapın, biraz kendinizi dinleyin. Kitap okumayı deneyin mesela belki hoşlanırsınızdır kitap okumaktan çeşitli kurslara gidin, sosyalleşmeye çalışın. Belki bu keyif verecektir size de kim bilir.

İnanın bunu nasıl yaptığınızın önemi yok birkaç denemeden sonra sizin de size keyif verecek şeyi bulacağınıza eminim. Bir arkadaşım örgü örüyor mesela bir diğeri ebru yapıyor, sergiler açıyor. Fotoğrafçılıkla ilgilenenler var ya da tiyatroyla ilgilenenler.

Bu insanlar bunları denemeden bulamazlardı.

Mutlaka başlarda birkaç beğenmediğiniz şey olacaktır. Ama sonunda beğendiğiniz o şey size bambaşka bir dünyanın kapısını aralayabilir.

İnsanoğlu için en zoru kendini tanımaktır. Çünkü hayattaki duruşunuz kim olduğunuzun bir yansımasıdır. Yeniden bir bakın bakalım, yeniden tanıyın kendinizi.

Ben kendimi yeniden tanımaya başladığımda bazı şeyler hoşuma gitmedi. Yıllardır takındığım bir takım özelliklerin bana yarardan çok zarar getirdiklerini fark ettim. Şimdi onları değiştirmeye çalışıyorum. Belki siz de böyle özellikler bulacaksınız, siz de değiştirmek geliştirmek isteyeceksiniz belki kendinizi.

Umarım tanırsınız kendinizi ve umarım bu yolculuk kendinizi daha çok sevmenize neden olur çünkü mutluluk kendini sevmeden gelmiyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir