Bir Yüzük ve Bir Not

Bugün size iki güzel insandan bahsetmek istiyorum. İşte her gün daha çok yazı yazmamı bu güzel insanlar ve yaptıkları güzellikler sağlıyor.

Eminim her ikisini de görmüşsünüzdür internette. Görseniz de görmeseniz de bir sefer de benden dinleyin bakalım.

Ben tahmin edeceğiniz gibi sosyal medyayı çok sık kullanan bir insanım. Neredeyse her türlü iletişim yöntemini kullanmaya çalışırım. Facebook da geçen gün bir yüzük fotoğrafı geldi karşıma tabii ki hemen tıkladım ve açıldı sayfa.

Bir evlilik yüzüğüydü bu.

Evlilik yüzükleri çok özeldir benim için. Henüz bir damat adayı bile yokken, alyansını seçmiş bir kadınım ben, siz düşünün gerisini. Hatta ben size bir ara o hikâyeyi de anlatayım. Ama bugün başka şeylerden konuşalım.

Evet, yüzüğü görünce hemen hızla okumaya başladım. Çok güzel bir metin yazılmıştı altına tam olarak şöyleydi;

“Müberra hanımın sevdiceği, 25.11.1962 tarihli alyansın sahibi bey. Kadıköy Karaköy vapurunda oturduğum koltukta buldum kendisini ve sahip çıktım. Umarım size ulaşır ve teslim ederim ama ulaşamazsam, 54 yıllık birlikteliğinizin değerlisi emin ellerde. “

Ne yalan söyleyeyim gözlerim doldu daha mesajı görünce o kadar duygulandım ki. Ama artık bulamaz adamcağız dedim nerden bulacak.

54 yıl birliktelik hiç kolay değildir. Düşünsenize ne badireler görmüştür o yüzük. Aynı insanla 54 yıl aynı yastığa baş koymak. Çok da istedim içimden yüzüğün sahibi beyefendinin bulunmasını.
Tabii ki görür görmezde paylaştım, belki bulunur umuduyla.

Sanırım pek çok kişi böyle yapmış.

Biliyor musunuz? O kadar çok paylaşılmış ki hem yazı hem de yüzüğün fotoğrafı. Kuş olup kanatlanmış ve beyefendinin torununa ulaşmış. Yine torunun cevabı geldi önüme. Son derece kibar ve nazik;

“ Size çok teşekkür ederiz. Dedem müzisyenlere para verdikten sonra düşürmüş yüzüğünü bu aralar çok unutkan olduğundan fark edememiş düştüğünü. Değerli emanetimizi sizden alacağız.”

Yapılanın ne büyük bir iyilik farkında mısınız? O pırlanta kalpli kişi Bahar Gozkun’ü tebrik ediyorum. Maddi değerden çok bir şeyin manevi değerini önemsediği ve yüzüğün sahibini bulduğu için. O yüzük o beyin parmağında olmalı çünkü. Dilerim nice mutlulukları beraber yaşarlar eşi, çocukları ve torunlarıyla.

Bahar Hanım’a gelince bu iyiliğin ona iyilik olarak döneceğinden hiç şüphem yok. Onun altın gibi kalbi nice iyilik ve güzellikleri kendine çekecektir.

Bugün ikinci bir güzellik gene geldi karşıma hem ihmal ettiğim yüzük yazımı yazmamı sağladı hem de yine bir iyilik öyküsünü sizinle paylaşma fırsatı verdi bana.

Konu bu fotoğraftaki kısa metin. Metrobüste içi sıkılan ve artık dayanamadığı ağırlığı gözlerinden yaşlar olarak boşaltan sevgili Yonca Gezgin’in elini tutuyor karşısında oturan kız ve resimdeki notu veriyor. Ne kadar güzel bir metin değil mi?

“Üzülme” diyor, rahatla akıt gözyaşlarını akıt ki boşalsın içindeki ağırlık rahatlasın yüreğin. Pozitif enerji dolu, insana umut veren bu güzel mesajdan daha güzel bir paylaşım olabilir mi?

Yıllarca ağlamanın güçsüzlük olduğuna inandım ben, en yakınlarımın yanında bile ağlamadım. İçimde kriz büyüyüp de dayanılamaz hale geldiğinde gizli gizli ağladım, içimdeki sıkıntıyı boşaltmak için.

Oysa artık biliyorum gibi ağlamak rahatlamanın en doğal hali. Kadın olsun erkek olsun insan olduğumuzu gösteren en doğal şey ağlamak.
Çekinmeyin ağlamaktan kana kana ağlayın, bazen gülmek kadar ağlamak da iyi gelir.

Yonca Hanım bugün bu notu paylaşmış ve o günkü şaşkınlığıyla seslenmeyi unuttuğu genç kıza seslenmiş.
“Umarım bulurum seni, gel dostum, sırdaşım ol demiş.”

Bu sefer inanıyorum bulacak dostunu, o iyi kalpli kızı. Karşısındakini dinlemek kadar onunla susmayı da bilen ama mesajını da ileten genç kızı.
Ve bulduklarında birbirlerini ben de buradan bloğumdan paylaşacağım sizinle.

Küçük iyilikler insanların hayatlarına dokunmamızı sağlar. Sadece biraz ilgi ve özen, arkası zaten gelecektir.

Bu iki olay bana dünyada hala iyilik olduğunu gösterdi, hala iyi insanlar var inanın bana.

Dünyayı bu iki iyi kalpli insan gibileri kurtaracak. Bir şey beklemeden veren ve insanı insan olduğu için seven insanlar sayesinde değişecek herşey.

Tek ihtiyacımız olan sayılarının biraz daha artması.

Unutmayın insanın başka bir hayatına dokunması kadar güzel bir şey yoktur. Sadece beraber susmak bile bazen çok şey ifade edebilir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir