Affetmek Büyüklüktür

Hayatım boyunca hiç kin tutmadım. Kim tutmanın nasıl bir şey olduğunu da bilmem. İnsanlara hep içtenlikle yaklaştım. Bana da öyle yaklaşılmasını bekledim.

Yaklaşmayanlar oldu mu, oldu tabii ki.

Ama onlara da kin duymadım.

Bir insanı kırmanın üzmenin bize hiçbir şey kazandırmayacağına inanıyorum. Zıddına birine kin duymak insanı yıpratan bir süreç, sürekli onun söylediklerini hatırlamak sürekli eskiye dönmek.
Karşıdaki kadar kendini de yıpratır insanın. Oysa affetmek çok daha kolaydır. İşte ben o kolaycılardanım, affedip hayatına devam edenlerden. Yaşanılanı o günde, o anda bırakanlardanım.

Sürekli aynı çemberin içinde kendini yıpratmayanlardanım.

Peki, kırılmadım mı şimdiye kadar, çok kırıldığım zamanlar oldu. Ama şimdi geriye dönüp baktığımda çoğunda kendi hatalarımın da olduğunu görüyorum.
Bazen ne kadar iyi niyetli olursanız olun siz de yanlış yapabiliyorsunuz.

Hiç kin duymadığım için çok büyük küslüklerim de olmadı.

Çok yakınlarımda bile ufacık şeylerden kırılıp küsen insanlar görüyorum bazen.

Bırakın küslüğü, incitmeyin birbirinizi.

Empati şu an tam da ihtiyacımız olan şey. Bir an yer değiştirin karşınızdaki ile siz ne yapardınız onun yerinde olsanız? Daha sonra karar verin ne yapacağınıza.

Anlık kızgınlıkların anlık kaprislerin sırası değil şimdi.

Dostlar, arkadaşlar kolay kazanılmıyor.

O kadar çok yalnız insan var ki dünyada. Birbirimizin elini tutup yanında olmak varken neden sırtımızı dönelim?

Atalarımız, “affetmek büyüklüktür”, derler.
Bence affetmek aynı zamanda kendine yaptığın en büyük iyiliktir. Karşındakine kin duyup için içini yiyeceğine özgür bırakmaktır içindeki nefreti, kurtulmaktır ondan.

İyilikle kötülük çok benzerler aslında birbirlerine. İkisini de biz yönetiriz. İyi ya da kötü olmak sadece bizim elimizdedir.

Bence şimdi dostluğun ve arkadaşlığın zamanıdır.

Ne olur dikkat edelim davranışlarımıza, kırmayalım birbirimizi. Kırdığımızda da özür dileyelim. Özür dilemek en büyük erdemlerden biridir. Hatasını kabul etmek ve telafi etmektir.

Ünlü Amerikalı yazar Maya Angelou’nun çok sevdiğim bir sözü vardır;
“İnsanlar söylediklerinizi ya da yaptıklarınızı unutur. Ama onlara neler hissettirdiğinizi asla unutmaz.”

Güzel şeyler hissettirelim diğer insanlara, kalplerine dokunalım. Yanlarında yer alalım ve ellerini tutalım. Dostça uzatılan bir elin sıcaklığından daha güzel bir şey yoktur bu dünyada.

Haydi, şimdi biraz düşünün dost elinizi esirgediklerinizi, belki tam da şimdi ihtiyaçları vardır yanında olmanıza, belki de sizin ihtiyacınız vardır. Ne fark eder ki?

Uzatın elinizi yeter, gerisi gelir…

Ne güzel demiş Mevlana;

“Bir mum başka bir mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez.”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir