Yıldızlara Ulaşmak

Aslında uzun zamandır hayal etmek üzerine yazmak istiyordum, kısmet bugüne imiş.

Hayal etmek aslında çocukken fazlaca sahip olduğumuz ama büyüdükçe kaybettiğimiz bir meziyet. Hepiniz görmüşsünüzdür, oynarken çocuklar pek çok hayal kurarlar. Bazen bir uçağın pilotu olurlar bazen bir uzay gemisinin kaptanı. Büyüyünce astronot olmak isteyen çocuklar vardır mesela. Uzaya gitmektir hayalleri. Dünyayı gezmek isteyen başka çocuklar vardır içlerinde.

Ne yazık ki zamanla çocuk büyüdükçe hayalleri de azalmaya başlar. Çevresindeki insanlar, sosyal yaşam, ailenin maddi kaygıları doğal olarak çocuğun hayallerinin önüne geçer. Tabii sınavlar ve eğitim sistemlerimiz de çocuğu hırpalar ve vazgeçmeye zorlar hayallerinden.

Bugün çevrenizde astronot olmak isterken işletmeci olan, mimar olmak isterken öğretmen olan insanlarla karşılaşmak mümkündür. Çoğu mutlu değildir yaptıkları işten.

Çocuk hayallerinin gerçekleşmediğini gördükçe vazgeçer hayal kurmaktan, zamanla da hiç hayal kurmaz olur, ne verilirse ona onla yetinir. O artık akvaryumun içindeki balık gibidir. Tüm dünyayı akvaryumdan ibaret sanır, fazlasını istemez.

Köpek balıkları üzerinde yapılan sayısız araştırma vardır bu konuda. Yemle köpekbalığı arasına bir cam tabaka koyarlar, balık birkaç sefer yeme ulaşmaya çalışır ama cam tabakaya çarpar. Bir süre sonra yeme ulaşmayı denememeye başlar, öğrenmiştir çünkü çaresizliği. Sonra çıkarırlar camekânı aradan ve ne görsünler. Balık artık aç olsa bile denemez yemi yemeyi.

İşte tam da böyle bir durumdur, hayallerinden vazgeçenlerin başına gelenler. Artık öğrenilmiş bir çaresizlik vardır, çare belki yanlarındadır ama görmezler yanlarında olduğunu, öyle yaşayıp giderler.

Ev almak ister, 2 göz bir oda hayal kurar. Artık daha fazlasının gerçekleşmeyeceğine inanmıştır. Daha büyük bir evi hayal edemez ki. Oysa belki hayal etse başaracaktır daha büyüğünü almayı.

Bir de neden bilmem bizim toplumumuz hayal kurdurmaz insana. Biraz büyük bir şey istedin mi, aman kızım azı da olsun ona da razıyız derler hemen.

Azı da olursa tabii ki kabulümüz, ama biz önce çoğunu isteyelim. Çok şey istemekten, hayal etmekten çekinmeyelim.

Hayallerimizin önüne engeller koymayalım. Kendi mutluluklarımızın önünde kendimiz engeller oluşturmayalım.

Büyük hayallerimiz büyük umutlarımız olsun, hedefimiz ne kadar büyük olursa ona ulaşamasak bile olduğumuzdan çok daha iyi bir yere varırız.

Hayal etmekten korkmayın çünkü hayal kurmak bizi bulunduğumuz yerden daha iyi bir yere taşıyacaktır. Tek yapmamız gereken kendimizi tanımak ve geliştirmek.

Yıldızlara ulaşamayız belki ama uçmayı öğreniriz, kim bilir?

Bugün kullandığımız tüm teknoloji ve buluşlar birilerinin hayal etmesi sonucu ortaya çıktı unutmayın.

Charles Darwin’in güzel bir sözüyle bitirelim bugünü de;

“Yaşamak bir ziyafettir,
Bu ziyafete davetli kişi pek çoktur, ancak masaya oturmayı başaranlar çok azdır.”

Yaşam ziyafetinde masadaki yerinizi almak için daha fazla hayal edin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir