Işığı Görmek için Tünelde Yürümeli

Bugün yine sepetimde bir hikâye ile geldim size. Kendi yaşadığım bu öykünün benzerlerini eminim çoğunuz yaşamıştır.

Öykümüz bundan yaklaşık 2 yıl önce başlıyor. Ben tam da o zamanlar aslında işimden sıkılmış, ne yapsam ne yapsam diye aranırken hadi diyorum ben ikinci bir yüksek lisans programına kaydolayım. Hem finans kökenli olmadığım için kendimi geliştiririm hem de yeni insanlarla tanışırım.

Amaç aslında amacım çok basit, farklı bir şeyler yapmak ve sıkıntıyı yenmek.

Biliyorsunuz artık yüksek lisans yapmak eskisi kadar zor değil, pek çok özel üniversitenin hemen hemen her bütçeye uygun yüksek lisans programları var. Geçmiş zamanla kıyasladığınızda şimdiki gençlerin hem çalışıp hem okuma imkânları aslında bizden daha fazla.

Ben de bu özel üniversitelerden birine kaydoldum ve heyecanla derslerin başlamasını beklemeye başladım.

Başladım da aslında yaptığım tam da delice bir cesaretti; tamam yüksek lisans yapacaktım da ne zaman. İş çok yoğundu, oğlum büyüyordu ve bana çok ihtiyacı vardı, ev deseniz eh evin hanımına ihtiyacı olmayan zaman var mı?

Neyse sağ olsun anneciğim bana çok destek oldu, eşim çok anlayışlı davrandı falan ben çıktım bir yola.

Bu arada işim de inanılmaz yoğundu yani gün içerisinde bir an bile boş vaktim yok diyebilirim. O kadar çok toplantıya giriyordum ki mesai saatlerine taşıyordu yoğunluk.
Kendimi dinleyecek bir tek anım bile yoktu.

1 sene boyunca her gün saat 18.00 ‘de işten çıkıp saat 22.00’ye kadar ders dinledim. 23.00’te evde olup yemek yiyip yattıktan sonra ertesi sabah 9.00’ta tekrar işte oluyordum.
Bir sene boyunca hiçbir gün gocunmadım. Çok yoruldum ama hiç motivasyonumu kaybetmedim.

Neden mi çünkü motive olmuştum. Ben bu yüksek lisansı başarıyla bitirecektim hatta tezli yapacaktım tezsiz diye başladığım programı. Arada bir de ALES sınavına girdim.

Şimdi tez aşamasındayım, geçen gün bir iş için okula gitmem gerekti. Ve nasıl zor gittim anlatamam. Üstelik işten de değil evden gittim okula.
Niye mi bu kadar zorlandım? Çünkü artık motivasyonumu kaybetmiştim. Tabii ki yüksek lisansı bitirebilmem için tezimi de yazmam gerekiyor ama artık aynı motivasyona sahip değilim.

Karda kışta hiç gocunmadan okula giderken motivasyon benim fitilimi yakan ateşti. Atık o ateşi kaybettim ve bunca yıllık iş ve eğitim hayatımda öğrendiğim şey motivasyon olmadan başarı olmaz.

Yalnız eğitim için değil, hayatımızın her alanında motivasyon son derece önemlidir. Başarılı insanlar kendilerini motive etmeyi bilen insanlardır.

Bir şeyi yapabileceğine inanmak o uğurda aksiyon almaya odaklanmak bizi başarıya götürendir. Motivasyonumuzu kaybettiğimizde ise yolun sonuna bile gelsek ne yazık ki başarılı olamayız.
Bu nedenle kendimizi motive etmeyi öğrenmemiz gerekiyor.

Motivasyon bir şeyi ne kadar yapmak istediğimiz ile ilgili bir konudur. Çok fazla olmasını istediğiniz bir konuda daha çabuk motive olabilirsiniz. Onun için daha çok çalışıp daha fazla emek harcayabilirsiniz. İstenilen konularda motive olmak daha kolaydır.

Oysa ilginizi kaybettiğiniz bir alanda motive olmanız zordur. Çünkü aslında artık onu istemiyorsunuzdur.

Ama bazen istemediğimiz ya da çok sıkıldığımız konularda da kendimizi motive etmemiz gerekebilir, tıpkı benim şu an bulunduğum durumdaki gibi.

İşte o zaman en önemli şey kendine güvenmek ve kendini motive etmek için daha çok çaba göstermektir.
Yapabilirsin demektir, az daha dayan, yakında bitecek demektir.

Atalarımızın sözünü hatırlamak; “Yüzdün yüzdün kuyruğuna geldin” demektir.

Ben hayatım boyunca başlanılan işlerin bitirilmesi taraftarı oldum hep. Evet, çok tartışılabilecek bir görüş belki yeri gelince bırakmak daha doğru hayatta.
Ama eğer gücünüz var ise ve tabii onu yapmak sizi çok mutsuz etmeyecekse bitirmeli bence o işi.

Ben de şimdi son bir gayret kendi tezimi yazıyorum, bir yandan da kendimi motive ediyorum, evet haklısınız biraz kendimi kandırıyorum.
Ama arada insanın kanmaya da ihtiyacı oluyor, “Hadi, sen yaparsın diyorum”

Yapıp yapamayacağımı bilmiyorum ama kaygıyla etrafta dolanmaktan daha iyi geliyor bana.

Siz de motivasyonunuzu kaybettiyseniz beraber kazanalım geriye, çünkü motive olmadan başarılı olmak mümkün değil.

Değinmeden geçmeyelim eğer zorlanıyorsanız kendinizi motive etmede pozitif düşünen arkadaşlarınızdan destek alın. Bazen birinin size destek olacak bir şeyler söylemesi de son derece motive edicidir. Bana da çekinmeden yazabilirsiniz. Bu blog paylaşmak için açıldı demedik mi?

Haydi bakalım, bu Pazar günü ikna edelim kendimizi, yarın yeni bir gün ve yeni bir hafta başlıyor.

Einstein’ın şu sözünü hatırlamakta da fayda var;

“Bazı yenilgilerin nedeni insanların işi yarıda bıraktıklarında başarıya ne kadar yakın olduklarını bilememeleridir.”

Belki biz de başarıya çok yakınızdır, kim bilir?

Ve de hiçbir zaman unutmamak lazım ki tünelin sonundaki ışığı ancak yürümeye devam edenler görebilir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir