Mutlu Olmak İçin

Dün ailemle birlikte harika bir gün geçirdim ve bir kez daha anladım ki mutlu olmak aslında tamamen bizim elimizde.

Oğlum bu aralar daha da büyüyor. Büyüdükçe de gelen sorular zorlaşıyor. İnanılmaz vesveseli bir çocuk olmaya başladı ve de bir ölüm korkusu çıktı ortaya. Sanırım yaşının gerekliliklerinden ama bu onun hayatını kötü etkilemeye başlayınca bir anne olarak tabii ki müdahale etmek zorunda kalıyorum.

Dün güneşli İstanbul’dan faydalanıp tüm aile Ortaköy’e gitmeye karar verdik.

Ortaköy, gitmeyince özlediğim, İstanbul’un en güzel yerlerinden biri. Ortaköy Camii’nin altında denizi seyretmek, oradaki kafelerde oturup kumpirinizi, waffle ınızı yemek ama her şeyden önemlisi sevdiklerinizle açık havanın tadını çıkarmak bambaşka tabii ki.

Çok arasını açarsanız Ortaköy ziyaretlerinizin, kulağınıza usul usul fısıldar ve davet eder sizi. İşte biz de dün bu daveti aldık.

Oğlum motorda başladı dua etmeye inşallah gemi batmaz diye, bir haftadır sürekli bu konuları konuşuyoruz ama bir kez daha konuşmanın vakti geldiğini anladım ve başladım oğluma anlatmaya.
“Güzel oğlum, eğer kötü şeyler düşünürsen kötü şeyler üst üste gelir. Güzel şeyler düşün ki güzel şeyler olsun” dedim.

Çok doğal bir soru geldi peşinden, bu soru beni anlamaya başladığının bir ifadesiydi, “Peki kötü şeyleri aklımdan nasıl uzaklaştıracağım” dedi.
“Güzel şeyler düşünerek uzaklaştırabilirsin” diye yanıt verdim. Mesela en mutlu olduğun anı düşün ya da birlikte gittiğimiz bir tatili ya da doğum gününde aldığın hediyeleri.

İşe yaramış olmalı ki bir süre durdu. Sonra kötü şeyler düşünmenin bize hiçbir şey kazandırmayacağını sadece günümüzü mahvetmeye yaracağını anlattım, dilim döndüğünce.

Ve en sonunda da hiçbir zaman bir bebeğim olmayacağını söyleyen o doktoru anlattım, eğer ona inansaydım sana asla sahip olamazdım dedim. Ama ben sana sahip olacağımı biliyordum çünkü buna çok inanıyordum. Sen de güzel şeyler olacağına inandır beynini dedim.

Beynine hükmedebilecek olmak hoşuna gitti biliyorum. Ona her şeyi iyi ya da kötü algılamanın bizim elimizde olduğunu hayatımızı keyifle yaşayabileceğimiz gibi mutsuz da olabileceğimizi söyledim.

Her şey tamamen olaylara baktığımız yerle ilgiliydi.

İşe yaradığını biliyorum çünkü dönüşte motora bindiğimizde kötü bir şey olmasın diye dua edeceğine gemileri izliyordu keyifle.

O an bazen ona verdiğim öğütleri kendimin unuttuğumu anladım. Bazen çok iyi bilsek de kendimizi hayatın akışına bırakır ve umutsuzluğa kapılabiliriz.

Ama aslında her şey bizim elimizde, kimse gelip bizi zor durumlardan kurtarmayacak ya da zorluklarla bizim yerimize mücadele etmeyecek, bunu biz yapacağız.

Pozitif olacağız çünkü her gün bir armağan insan hayatında. Negatif düşündüğünüz her bir an hayatınızdan çalıyorsunuz. Oysa o bir ana gün gelecek ve ihtiyaç duyacaksınız.

Fotoğrafta annemin yeni açan orkidesi var baharı ve hayatın güzelliğini müjdeliyor size.

Haydi, çıkın şimdi dışarı, bu Pazar gününün keyfini çıkarın sevdiklerinizle.

Ve unutmayın hayat her zaman, her şeye rağmen yaşamaya değer.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir