İçini Dökmek

Sonunda güneşli bir bahar sabahına uyandım. Üstelik çok da erken kalktım. Çünkü sabah yazmam gereken bir yazı vardı, hem de muhasebe ile ilgili. Evet, biliyorum sabah sabah Muhasebe yazısı da yazılır mıymış diyenleriniz vardır eminim.

Aslında yazılır hem de sakin kafa ile mis gibi yazılır; bakarsınız, kanunları karşılaştırırsınız, eski de böyleymiş yeni de böyle olmuş dersiniz ve yazınızı bitirirsiniz.
Sonra da sizin o özene bezene yazdığınız makalenizle ilgili bir uyarı alırsınız; “makaleniz kopya uyarısı vermektedir”

Bu aralar belki fark etmişsinizdir internette bir özgünlük krizidir gidiyor; özgün olacak, her şey özgün olacak aman kopya olmasın. Siteler falan kuruluyor özgünlük kontrolü yapılsın diye öyle bir çılgınlık işte. Bu görünüşte iyi gözüken sitenin aklı evvel yöneticileri de koymuşlar Google üzerinde arama yapan bir uygulama, uygulamaya makaleyi yapıştırıp Google’dan aratıp özgünlüğüne bakıyorlar.

Ah be Google amca nelere kadirsin, makalenin % kaç özgün olduğunu Google belirliyor. Eğer % 90’nın altında özgünlüğe sahipse özgün değil deyip almıyorlar. Benim içerisi bol bol kanun maddesi bulunan makalem %87 çıkmış, yani düşünün o kadar kanun maddesi olmasına rağmen %87 özgünlüğü yakalamışım.

Bu her şeyi bilen ekonomi profesörü arkadaşlar da %90’nın altında özgünlüğe sahip diye benim gül gibi makaleme kopya içerik demişler. Eskiden olsa belki bu kadar sinirlenmez ve daha fazla alttan alabilirdim. Ama nedense bu aralar insanların bu işten anlayan insanların görüşlerine değer vermemeleri ve ben her şeyi bilirim havalarında ortalarında dolanmaları daha fazla sinirime dokunmaya başladı.

İyi de bu kanun karşılaştırması kardeşim nasıl öyle bir uyarı verebilir, kanunu karşılaştırırken kanun dışında nereden kopya çekebilirim ki dedim.
Dedim ve hop uyarıya itiraz ettiniz diye bir uyarı daha aldım.

E benim de bir sabrım var tabii ki.

Peki, sizce böyle bir durumda ben ne yaparım? Bilirsiniz bendeniz son derece sakin, insanları anlamaya çalışan, uysal bir tipimdir. Ama tabi benim de bazı zayıf noktalarım var.

Hayatında ekonomi ile ilgili tek bir makale okumamış alıntı yapmamış, tez yazmamış bir adam ya da kadın sizin dip notlu kanun maddelerini içeren makalenizi kanun maddeleri var diye kopya muamelesi yapar ise artık ona haddini bildirme zamanı gelmiştir.

Ben de uygun bir dille bir içeriğin özgün olmadığını sadece Google ‘a bakarak anlayamayacaklarını hele ki bu finans, muhasebe gibi bir uzmanlık isteyen bir konuda yazılmış ise mutlaka diğer makalelerden farklı muamele gösterilmesi gerektiğini söyledim. İçerik pazarlama işinin karpuz satmaktan farklı olduğunu düşündüğüm için de artık onlarla makalelerimi paylaşmayacağımı dile getirdim.

Ve düşünmeye başladım, bilip bilmeden herkesin her şeyi yaptığı bir dünyaya mı gidiyoruz. İnsanlardaki bu cesaret nereden geliyor?

Sonra Cahil Cesareti yazımı hatırladım, hani bizim aslanla dövüşe hazırlanan cahil kedimizi, işte bunların sahip olduğu tam da bu cahil cesareti.

Sakın yazın boşa mı gitti diye üzülmeyin işinizi iyi yapar ve kendinize güvenirseniz hiçbir yazı açıkta kalmaz.

Okuruma Not: Yazıyı yazmaya başladığımda daha çok sinirliydim, inanın sizle paylaşınca sinirim azaldı. Makalemiz de gitmesi gereken yeri buldu. Güzel bir gün geçir, sevgili okur.

“İçini Dökmek” için 3 yorum

  1. Eğitim seviyesi arttıkça afakanlar basıyor diyebilecek akademisyenlerin olduğu bir ortamda yaşıyoruz. Sonuna kadar hakkımızı aramayı bırakmamalıyız 🙂 Harika bir yazı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir