Aşk ve Evlilik

Ah be sevgili okur bugün mevzu çok ağır. Sabahtan beri kafamda evirip çeviriyorum ama bilgisayarın başına oturup yazmak ancak akşamı buldu.

Bugün genç bir arkadaşımla bu konuyu konuşurken aslında benim de bu konuda söylemek istediklerim olduğuna karar verdim ve seninle paylaşmak istedim.

Bugün benden oldukça genç olan arkadaşımın sorduğu soru şuydu;

“Evlilik aşkı öldürüyor mu?”

Henüz birkaç yıllık evli olan bu sevgili arkadaşım çok sevdiği eşine olan aşkının ilerde bitmesinden korkuyordu sanırım. Belki de çevresinden duyduğu bu tür söylemler etkilemişti onu.
Evet, uzun zamandır tartışılan herkesin bir fikrinin olduğu bir konu.

Ona verdiğim cevap şuydu;

“Evet, bunda doğruluk payı var.”

Bence evlilik aşkı öldürmese bile kesinlikle biçim değiştirmesini sağlıyor. O deli gibi aşık olduğunuz adam gidiyor ve yerine bir dost ve arkadaş geliyor sanki.
Öncelikler değişiyor her iki taraf içinde.

Bunu bugün yaşadığım bir örnekle anlatayım size. Sanırım neyi anlatmak istediğimi en güzel bu örnek ifade edecek. Birkaç gündür gitmek istediğim vizyona yeni giren bir film var. Bir aşk filmi.
Ben iflah olmaz bir romantik olduğum için seviyorum bu tür filmleri. Filmin adı “Senden önce ben”

Eşimle iki gündür filme gitmeyi konuşuyoruz. Dün hadi iş, yorgunluk falan zor geldi. Ama bugün de eşime filme gidelim dediğimde bana bin dereden bin su getirdi. İstemediği her halinden belliydi. Oysa ben çok istiyordum.

Ben de dedim ki;
“Bak işte evlilik aşkı öldürüyormuş. Eğer biz sevgili, sözlü ya da nişanlı olsaydık sen sabahtan planlamıştın ve biz bu filme gitmiştik. Ama bak şimdi kılını kıpırdatmıyorsun.”

Gerçekten de öyleydi eşimle henüz evlenmediğimiz dönemlerde, sık sık sinemaya giderdik ve tüm organizasyonları o yapardı. Oysa evlendikten sonra bu rol bana geçti. Eğer gidilecek film bir bilim kurgu ya da macera değil ise artık ne kadar uğraşsam az. Onu ikna edemiyor hele romantik komedi ya da dramsa artık hep başkaları ile ya da yalnız gidiyordum.

Ben böyle serzenişte bulununca bir şey diyemedi tabii ki, erkeklerin en azından benim kocamın şöyle bir huyu var eğer siz haklıysanız kendilerini savunmak için bir şey söylemiyor, suskunlukları ile sizi onaylıyorlar sanki. Bizde de durum aynen böyle oldu.

Peki, sizce bunun nedeni ne? Neden evlenince her şey değişiyor.

Ben sizinle naçizane fikrimi paylaşayım sizin farklı görüşleriniz varsa ne olur paylaşın.

Evlenince durum değişiyor çünkü siz o evin, o adamın bir parçası oluyorsunuz. Bu da sizi onun öncelik listesinin başından daha gerilere itiyor. O gün yapmak istediği başka bir şey varsa siz artık listede üçüncü mü dördüncü müsünüz o belli olmaz. Ama birinci değilsiniz o kesin. Çünkü siz zaten her zaman oradasınız, her zaman yapabilirsiniz. Yarın, öbür gün ya da daha sonra. Sıra size ne zaman gelirse. Sizden önemli şeyler hep var.

Siz artık kafesteki kuş gibisiniz. Kaçma ihtimaliniz olmadığı için nasılsa zaman bol.

Oysa sevgiliyken öyle mi her an uçma riskiniz var sizi elinde tutmak için ne gerekirse yapar. Ağzınızdan çıkan her sözü yerine getirmek için çalışır.

Ne yazık ki bu anlayış bugün çoğu evliliğin altını kemiren bir durum haline gelmiş durumdadır.

Oysa sevdiğiniz insan sizin kafesteki kuşunuz değil, her an gidebilir ve gidiyor da.

Bir insanın değerini anlamamız için onun gitmesi mi gerekli. Onun değerini yanımızdayken bilsek olmaz mı?

Evlilikle birlikte aşkın şekil değiştirip arkadaş, dost olmanın kötü yanı yok kuşkusuz yüzlerce iyi yanı da var. Kendinizi hiç kimsenin yanında olmadığı kadar rahat hissetmeniz, ona güvenmeniz ne olursa olsun sizi olduğu gibi kabul edeceği ve seveceğini bilmeniz gibi.

Ama o ilk aşkın verdiği kalp çarpıntıları, midenizde kelebekler uçması ya da onu görünce başınızın dönmesi yok artık ne yazık ki.

Eğer hala bunları yaşayan evli insanlar varsa ne olur benimle de paylaşın sırrınızı.

Bir de aklıma gelmişken kendinize sinemaya gidecek yeni arkadaşlar bulun çünkü eşlerden bir sürü sonra hayır gelmiyor.

Haydi sağlıcakla kal sevgili okur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir