Hoşgörü Denizi

Biliyorum uzun zaman oldu. Hiçbir mazeretim yok. Yazmam gerekirdi ama yazamadım. Nedeni de mutsuzdum, evet ben mutsuzdum.

Ülkemdeki tüm diğer insanlar gibi ben de bir travma geçiriyordum. Kurduğum hayallerin, rüyaların, umutların tepemde alçak uçuş yapan jetler tarafından bir anda yıkılabileceğini gördüm. Akşam sohbet edip, şakalaştığım iş arkadaşımın sabah ölüm haberini almayı gördüm.

Siz ne yaparsanız yapın hayatın da kendi kuralları olduğunu gördüm.

Ama tüm bunlar olurken içimde ta içimde tüm bu acı ve çaresizliği yaşarken şunu da fark ettim ki yaşamalıyız. Elimizde ne kadar az şey kalırsa kalsın yaşamalıyız.

Acılardan ders almalı ve yürümeye devam etmeliyiz.

Ben hayattaki tüm rollerimden önce bir anneyim. Anne oldunuz mu hayattaki tüm roller geri plana çekilir ve annelik ön plana çıkar. Başrol onundur. Ben de tüm bu olanlar yaşanırken anneliğin o güvenli kıyılarında gezindim.

Artık siyasi partileri, görüşleri, ayrılıkları, aykırılıkları bir yana bırakıp ülkemize, vatanımıza sahip çıkmalıyız. Hem de bunu bir an önce yapmalıyız.

Neden mi?

Çünkü çocuklarımıza bırakabileceğimiz en güzel miras bu güzel vatan.

Geçen gün bekar bir arkadaşımla konuşuyordum, ben geleceğe dair daha umutsuz konuşurken kızdı bana. Çok da haklıydı:

‘’Benim bu dünyada tek düşünmem gereken kişi benim. Birine bir şey bırakmama gerek yok. Ama siz öyle misiniz? Sizin çocuklarınız var, dana cesur ve güçlü olmak zorundasınız.’’ Dedi.

Çok haklıydı, benim de gözümü açtı.

Ben tam da dediği gibi yalnız değilim. Benim bir oğlum var ve ona her şeyin en güzelini, en iyisini yaşatmak için uğraşıyorum.

Hepimiz öyle yapmalıyız. Çocuklarımız için bu vatana sahip çıkmalı ve hoşgörülü olmayı öğrenmeliyiz. Herkesi olduğu gibi kabul etmeliyiz. Şu an bu vatan için her gece meydanlarda nöbet tutan binlerce insanın her birinin pek çok farklılığı var ama onları birleştiren ortak payda bu vatan.

O zaman bizde şimdiye kadar oluşturulmuş en büyük hoşgörü denizini yaratalım. Hepimiz onun içinde bir balık olalım. Görün bakın ülkemiz ne harika bir yer olacak. Hoşgörü ülkemizde çiçekler açtıracak ve yeniden dosta düşmana karşı hep beraber ele ele olacağız.

Henüz hiçbir şey bitmedi. Hatta belki de her şey yeni başlıyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir